Maritsa On The Press
Follow

Share


Monthly Archive for Ocak, 2012

maritsa loves boys, vol II!

If I thought about fashion business’s gender type, my first claim would be: fashion is a  female dominated business. But then, I would possibly say that fashion is mostly run by men and consumed by women. But now, Its becoming very complicated. While we were loosing our gender personality, sex boundries and roles, our fashion sense also changed a lot. I love wearing men’ s items or their fashion world but unfortunatelly its still limited compare to women’s. On the bright side, that kind of limits can make person much more creative. Do you think, one day, fashion world can be more creative for men than women?

A daily outfit, combination of basic shapes and safe colors. Boys, do you like it? What makes you like it or what does not?

Jachs shirt, Imperial pants, Zadig & Voltaire belt, All saints shoes and I-mego limited edition headphones. All from the Gufo boutique in Goksu  Passage No:8 / Tesvikiye.

p.s. I couldn’t stop my self and bought that beautiful Zadig & Voltaire belt.

Eğer moda dünyasının cinsiyet kimliğini düşünseydim, muhtemelen ilk iddiam bunun kesinlikle kadın egemenliginde bir sektör olduğu olurdu. Sonra bu sektörün aslında kadınlara göre daha çok erkekler tarafından yürütüldüğünü ve daha çok kadınlara satıldığını söylerdim. Ama şimdi her şey giderek daha komplike hale geliyor. Seksüel kimliklerimizi, cinsiyet sınırlarımızı ve rollerimizi kaybettikçe, ya da doğru kelime belki o sınırlar ortadan kalkmaya başladıkça, moda algımız da çokça değişti. Ben mesela erkek ürünleri giymeyi çok seviyorum, hatta onların modaya karşı duruşlarını seviyorum. Ama tabi ne yazık kı erkek moda dünyası kadın dünyası kadar çok seçeneğe sahip değil. Ama iyi tarafından bakarsak, bu kısıtlı kalma hali insanı çok daha yaratıcı olmaya itebilen bir güç. Sizce moda dünyası bir gün kadınlara olduğundan çok daha yaratıcı bir erkek modası sunar mı?

Bu günlük kombin, en basit kesimler, modeller ve renklerden seçildi. ( Biraz da benim geri bildirimleri merakımdan) Peki şimdi erkeklere soruyorum, bu parçaları sevmenizin nedeni nedir? Ya da sevmemenizin?

Jachs gömlek, Imperial kadife pantolon, Zadig & Voltaire kemer, All Saints ayakkabılar- Lütfen dikkat, bir baska postta zoom yapılacak- I-mego limited edition kulaklıklar. Hepsi Tesvikiye Göksu Pasajı No:8 Gufo’ dan.

p.s. Dayanamayarak ben kemeri aldım. Aramayın:)

outer space

Last days, I was so lazy to put sth particular on me. Weather could be a good reason to hide behind but the point is its still same and unfortunatelly becoming worse and worse. Wearing all boring huge clothes is enough to make me upset, but at least I could find this colorful scarf which reminds me the outer space with shiny stars and dust clouds reflecting sunshine. Btw, what are you wearing to feel stylish in those grayish days?

I’m not going to be the one who always shares style tips- hopefully, now, I need your tips!

Geçen günlerde, güzel ve özel bir şeyler giyemeyecek kadar tembeldim. Tabi hava şartları buna en güzel bahane olabilir ama yani hala aynı ve üstelik bu hafta içi  daha da kötüleşeceği söyleniyor. Bütün o kocaman sıkıcı kışlık şeyleri giymek beni mutsuz etmek için fazla fazla yeter ama neyseki  böyle renkli bir şalla kendimi bir nebze de olsa rahatlatıyorum. Ona baktıkça yıldızlar ve toz bulutları arasında farklı renklerde yansıyan güneş ışığı dolu bir uzay boşluğu geliyor aklıma. Peki bu arada, bu kabus gri günlerde siz kendinizi iyi ve stil sahibi hissetmek için ne giyiyorsunuz?

Burada sürekli stil tüyoları veren tek kişi ben olmayacağım sonuçta- yani umarım öyledir, şimdi benim sizden gelecek önerilere ihtiyacım var!

candy

Did I mention how much I miss wearing my high heels?? Come on, its been 5 hours- very long one- since I told you! Ok,here is the deal, I won’t say it again if you don’t like the shoes above :) These Topshop pumps are found in sale and I’m sure you can imagine shiny smile on my face like a little girl in the candy shop.

(sinner talking: I’m planning to be a drag queen on them if its possible with a pair of shoe, anyway nobody cares if I have a penis or not. Or do they?)

Now, tell me. Do you like it or not?

Topuklu ayakkabılarımı giymeyi ne kadar özlediğimden bahsetmiş miydim?? Hadi ama söyleyeli 5 kocaman saat oldu! Tamam bir anlaşma yapalım, eğer siz yukarıdaki ayakkabıları sevmezseniz ben de -bir süre- topuk özlemimden bahsetmeyeceğim. Bu Topshop ayakkabılar indirimde kapılıp eve getirildi ki eminim onları gördüğüm anda yüzümde oluşan o parlak gülümsemeyi tahmin edersiniz. Şekerci dükkanına girmiş küçük bir kız gibi.

(kötü içses: Bunları giyip drag queen gibi etrafta gezinmeyi amaçlıyorum tabi eger sadece bir çift ayakkabıyla drag queen olunuyorsa ki eminim kimse bir penisim olup olmamasını umursamaz. Ya da umursar mı?)

Evet, dinliyorum, sevdiniz mi sevmediniz mi?

JUMP

Last sunday was a very casual and comfortable sunday without high heels, stress and work. So I put my All Saints sneakers on and started to jump in the middle of the street:) I wish I had the same energy right now but  I have to rest and try to be happy with my pink pajamas and flu. OK, thats enough, I missed my high heels!

Geçen pazar topuklulardan, işten ve stresten uzak oldukça rahat ve keyifli bir pazar günüydü. Ben de o yüzden All Saints sneakerlerımı ayağıma geçirip sokağın ortasında zıplamaya başladım:) Keşke şuanda da bunu yapabilecek enerjim olsa ama sanırım dinlenip, gribim ve pembe pijamalarımla mutlu olmayı denemeliyim. Tamaaam, bu kadarı yeter, topuklu ayakkabılarımı özledim!

Continue reading ‘JUMP’

snow

According to weather forecast reports, tomorrow its gonna snow, again, and that’s how I remembered my old photos from Uludag which I visited 2-3 weeks ago.  Supposedly, I should be sharing so many photos while skiing but unfortunatelly thats what I mostly did whole weekend: drinking, laughing and dancing! While skiing, it was impossible to carry my Nikon with me. Someday, if  I can do it, you have to organize a huge celebration party:)

signature : the girl with a red nose.

Hava durumu raporlarına göre, yarın, tekrar, şehre kar geliyor ve bu bana 2-3 hafta önce gittiğim Uludağ’dan kalma fotoğrafları unuttuğumu hatırlatıyor. Tahminen, kayak yaparken zilyon fotoğraf paylaşmalıydım ancak maalesef geçen 1.5 gün boyunca çoğunlukla yaptığım şey içmek, kahkaha atmak ve dans etmekti. Kayak yaparken Nikonu taşımak benim için zaten imkansız olduğundan, eğer bir gün o mertebeye erişebilirsem, büyükçe bir kutlama organize etmeniz gerekebilir.

imza: kırmızı burunlu kız.

Continue reading ‘snow’

CONTACT